Kahramanımız ‘Seda SAYAN’ yine bi sabah elleri belinde,
programını sunuyor. O sırada bi canlı bağlantı olur ve…
Seda SAYAN:
-AAloooğğğ kiminle görüşüyoruz ?
-Ben Mustafa
-Naber lan Mustafa ? Nerden arıyosun bizi Mustafa ?
-Şişli’den.
-Ne iş yapıyon lan Mustafa?
-Belediye başkanıyım…(Mustafa SARIGÜL)
—
Esra Ceyhan’ın programında da böle anlardan çok
yaşanmıştır şöyle ki, yeni piyasaya çıkmış birini konuk
etmiştir Esra hanım, sohbet
ederler. Esra hanım her zamanki gibi başlar
yalakalıklarına; “kasetiniz çok güzel olmuş geçen hafta aldım evde
arabada her yerde dinliyorum.”
demesi üzerine yeni yetmenin: ” kasetim daha
çıkmadı haftaya çıkacak” demesi.
—
Müslüm Gürses filminden bir sahne:
Müslüm Gürses kadını kollarından tutmuş sarsa sarsa sormaktadır;
Müslüm: Seviyor musun?
Kadın: Hayır!!
Müslüm: Seviyor musun?!!!!
Kadın: Hayırrr!!!!!!
Müslüm: Seviyor muusuunnnnn!!!!!!!!
Kadın: Eveett!!
Müslüm: Yalannnnn!!! (deyip kadına bir tokat
atmıştır)
—
Sokakta kurban kesen insanlarla röportaj
yapan NTV muhabirinin bir
vatandaşımızla yaşadığı diyalog:
-Burada sağlık açısından elverişsiz koşullarda beklettiğiniz
bu etleri yemeyi düşünüyor musunuz?
-Yok bacım, eşe dosta dağıtacağız.
—
Mustafa Denizli’nin ATV de Bizim Stadyum’u
sunduğu dönemdeki hakemliği yeni bırakan Erman Toroğlu’nu anons
ederken:
“tartışmasız Türkiye’nin en büyük düdüğü” demesi ve Erman
Toroğlu’nun afallaması.
—
Bir Ceviz Kabuğu programı, konuk Zekeriya Beyaz…
Z.B:
-Şimdi, sayın Ceviz Kabuğu…
H.C:
-Cevizoğlu efendim.
—
Reha Muhtar telefondaki adama fırça atıyor:
-Bütün bunları nasıl yaptın ha? cevap ver??
-Bakın efendim şöyle izah edeyim…
-Sus konuşma, hala utanmadan izah ediyorsun..
cevap versene??!
—
Arena’da Uğur Dündar’ın fırın sahibine:
-bakın beyefendi tavanı yok buranın, pislik götürüyor burayı, bu
böcekler nereden geliyor peki temizse?
diye sorduğunda:
-bu böcek nerden geliyor biliyor musunuz Uğur
Bey? siz eğitimli insanlarsınız bu böcek
ülkemize ilk kez Afrika’dan muzun içinde geldi.
diye cevap verdiği an.
—
Acun Firarda programında, Acun’un yurtdışında
bir barda önüne gelen kıza sarkıntılık yapıp yılışan bir tipi
gösterip,
-görüyorsunuz sayın seyirciler magandalık sadece Türklere
özgü değil, Avrupa’da da magandalar var
demesi, ardından o kişinin gelip,
-abi nasılsın? Ben de Türküm demesi.
—
Satanist hikâyelerin revaçta olduğu günlerde, abuk TV
programlarının birinde, İzmir de satanist olduğunu iddia eden
bir arkadaşla, röportaj yapan muhabir arasındaki
diyalog:
Muhabir:
- peki siz gerçekten bakire kızları mı
kurban ediyor sununuz?
Satanist:
- yok be abi, İzmir de bakire kız ne arar.
—
Cnn Türk’te Çiğdem ANAT’ın “Ajans 13.00″te
yayına girdiklerini fark etmeyerek, yönetmenin
-Sen mi gircen yoksa Ankara mı?
demesine ANAT’ın
-Sikdir et Ankara’yı şimdi” demesi ve
bunun yayın anının ilk girişinde ekranda çınlaması…
Filed under: Komik (-: | Leave a Comment
Tags: diyaloglar, Komik (-:, komik diyaloglar, komik televizyon diyalogları, komik yazılar, türk, türk televizyonları, türk televizyonlarında unutulmayan anlar, televizyon, televizyon diyologları
Muhsin YAZICIOĞLU

Tarihten o eski kahramanlar gelsin,
Fatihler, Yavuzlar, Sütcü İmamlar gelsin,
Kadeh ve menfaat tokuşturanlar değil,
Varsa, Muhsin YAZICIOĞLU gibi,
Yürek tokuşturanlar gelsin …
… SAYGIYLA ANIYORUZ …
Muhsin Yazıcıoğlu (doğum tarihi ve yeri: 1954 Şarkışla, Sivas) ( ölüm tarihi ve yeri: 25 Mart 2009 Göksun, Kahramanmaraş)
Hayatı
1954 yılında Şarkışla’nın Elmalı köyünde doğan Yazıcıoğlu, ilk ve orta öğrenimini Şarkışla’da, üniversite eğitimini Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nde yaptı. 1968′de Cemiyetçilik çalışmalarına başlayan, Şarkışla’da Genç Ülkücüler Hareketi’ne katılan, üniversite eğitimi için 1972′de Ankara’ya geldikten sonra da, Ülkü Ocakları Genel Merkezi’nde görev yapmaya başlayan Yazıcıoğlu, sırasıyla; Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcılığı ve Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı’nda bulundu. Yazıcıoğlu, 1978′de faaliyete geçen Ülkücü Gençlik Derneği’ nin de kurucu Genel Başkanı oldu.
1978′de Balgat Katliamı sanıklarından Abdullah Çatlı ve Mustafa Pehlivanoğlu yakalanınca, “Ankara’ya geldiklerinden bir saat kadar sonra şubeye telefon açarak, Bu size son ihtarım. Abdullah Çatlı’yı bırakmazsanız Ankara’nın 150 yerinde bomba patlatacağız diyerek emniyeti tehdit ettiği rivayet edilir. Bir iddiadan ibaret olan bu bilginin bir kesinliği yoktur.
1980 yılına kadar MHP’de Genel Başkan Müşavirliği görevinde bulunan Muhsin Yazıcıoğlu, 12 Eylül 1980′den sonra MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası’nda yargılandı. 5,5 yılı hücrede olmak üzere 7,5 yıl Mamak Cezaevi’nde kaldı. Burada Üşüyorum adlı bir şiir yazmıştı.
Yazıcıoğlu, cezaevinden çıktıktan sonra, cezaevindeki ülkücüler ve onların ailelerine yardım amacıyla kurulan Sosyal Güvenlik ve Eğitim Vakfı’nın başkanlığını yaptı. Yazıcıoğlu, 1987′de Milliyetçi Çalışma Partisi’ne (MÇP) girdi ve Genel Sekreter Yardımcılığı görevinde bulundu. 20 Ekim 1991 Milletvekili Genel Seçimlerinde, Refah Partisi (RP), Milliyetçi Çalışma Partisi (MÇP) ve Islahatçı Demokrasi Partisi’nin (IDP) oluşturduğu ittifak bünyesinde milletvekili adayı olan Muhsin Yazıcıoğlu, Sivas’tan milletvekili seçildi.
Yazıcıoğlu, 7 Temmuz 1992′de, “içinde bulunduğu partinin siyasi anlayışıyla uyuşamadığı” gerekçesiyle 5 milletvekili arkadaşı ile beraber MÇP’den ayrıldı. Muhsin Yazıcıoğlu, 29 Ocak 1993′de, MÇP’ den ayrılan bir grup arkadaşı ile beraber Büyük Birlik Partisi’ni (BBP) kurdu ve partinin Genel Başkanı oldu. 24 Aralık 1995′te yapılan erken genel seçimlerinde ANAP-BBP ittifakından 20. Dönem Sivas milletvekili olarak yeniden parlamentoya giren Yazıcıoğlu, 28 Şubat 1996′da ANAP’tan istifa ederek, BBP’ye döndü. 8 Ekim 2000 tarihindeki 4., 20 Temmuz 2003 tarihli 5. ve 30 Nisan 2006 tarihli 6. Olağan ve 15 Nisan 2007 tarihli 2. Olağanüstü Büyük Kurultaylarda yeniden genel başkan seçilen Yazıcıoğlu,evli ve iki çocuk babasıdır. 22 Temmuz 2007 seçimlerinde Sivas’tan Bağımsız Milletvekili olarak TBMM’ye girmiştir ve tekrardan seçimlerden önce bıraktığı BBP Genel Başkanlığına seçilmişti.
Muhsin Yazıcıoğlu, vakar duruşuyla, hoşgörüsüyle milyonlara örnek olmayı başarmış bir kimseydi. Bunu kendisiyle zıt kutupta olan, 1980′de meksika’ya iltica etmek zorunda bir sosyalist militan da, yazar Mümtaz’er Türköne’ye yazdığı bir mektupta belirtmiştir;
“Liderinizin, ideolojik olarak hemen hiçbir şey paylaşmadığım Sayın Yazıcıoğlu’nun üzüntü verici şekilde yitirilmiş olmasına içtenlikle üzülen bir sosyalistten duygudaşça bir gönderi almak belki kederinizi bir nebze olsun azaltır düşünce ve umuduyla yazıyorum bu sözcükleri. Akıllarını ve vicdanlarını ideolojinin körleştirici kuyularında yitirmemiş olanlar, tutarlığından, ilkelerinden, yiğitlikten ödün vermeyen insanların varlığını yadsımazlar -böylesi erdemlere sahip olan insan düşünce bazında kendilerinden çok çok uzak da olsa. Sayın Yazıcıoğlu tutarlı, ilkeli, yiğit bir insandı, buna kuşkum yok, üzüntüm bundan, üzüntüm içten.”
Helikopter kazası ve ölümü
25 Mart 2009 tarihinde, Kahramanmaraş mitinginden Yozgat-Yerköy mitingine hareket etmek üzere içinde bulunduğu helikopter bilinmeyen bir sebepten dolayı düştü. Helikopter düştükten sonra İHA muhabiri İsmail Güneş 112 Acil Servisi aramıştır. Bu konuşmada bacağının kırık olduğunu, helikopterde bulunanlardan sadece BBP Sivas il Başkanı Erhan Üstündağ’ın inlediğini, ne BBP Sivas il başkan yardımcısı Murat Çetinkaya ne de pilot Kaya İstektepe’den ses gelmediğini, Muhsin Yazıcıoğlu’nu ise göremediğini söylemiştir.
Bu konuşmalar İsmail Güneş’in son konuşması olmuştur. Kazadan 48 saat sonra helikopterin enkazı ve Muhsin Yazıcıoğlu dahil 6 kişinin cesedi arama ekipleri içerisinden 17 gönüllü civar köylüsü tarafından Sisne ve Kizilöz Köyleri arasındaki Keş Dagi Kuru Dere Kanlicukur mevkiinde bulundu. Enkaz, 48 saat süren arama çalışmalarının yapıldığı bölgenin içerisinde değildi.
28 Mart 2009 tarihi ve saat 14:10′da BBP Genel Sekreteri Yalçın Topçu’nun yaptığı açıklamaya göre, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekiler vefat etmişlerdir. Kendisi daha önce üç defa trafik kazası geçirmişti ancak bunların hepsini hafif sıyırıklarla atlatmıştı.
Muhsin YAZICIOĞLU – Üşüyorum
Bir coşku var içimde bu gün kıpır kıpır
Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum
Gözlerim parke parke taş duvarlarda
Açılıyor hayal pencerelerim
Hafif bir rüzgar gibi süzülüyorum
Kekik kokulu koyaklardan aşarak
Güvercinler ülkesinde dolaşıyor
Bir çeşme başı arıyorum
Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp
Mis gibi nane kokuları arasında
Ruhumu dinlemek istiyorum
Zikre dalmış her şey
Güne gülümserken papatyalar
Dualar gibi yükselir ümitlerim
Güneşle kol kola kırlarda koşarak
Siz peygamber çiçekleri toplarken
Ben çeşme başında uzanmak istiyorum
Huzur dolu içimde
Ben sonsuzluğu düşünüyorum
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum
Durun kapanmayın pencerelerim
Güneşimi kapatmayın
Beton çok soğuk, üşüyorum…
Filed under: Genel | Leave a Comment
Tags: üşüyorum, üşüyorum şiiri, büyük, büyük birlik, büyük birlik partisi, bbp, muhsin, muhsin yazıcıoğlu, muhsin yazıcıoğlu üşüyorum, parti, seçim, yazıcıoğlu, şiir
Messenger Plus! Live 4.80.356
Windows Live Wave 3 ve Windows Live Essential uyumlu yeni messenger plus 4.80
Filed under: Programlar | Leave a Comment
Tags: en son plus, messenger, messenger plus, messenger plus 4.8, messenger plus 4.80, messenger plus download, plus, plus 4.8, plus 4.80, plus download, plus indir

windows live essential
Filed under: Programlar | Leave a Comment
Tags: download, download msn, essential, live, live essential, live messenger, messenger, msn, msn son sürüm, msn türkçe download, son, türkçe, türkçe download, windows, windows live essential, windows live messenger, yeni
Beyaz Ayı
8 – 9 yaşlarında bir çocuk var, bu çocuğun en sevdiği şey yatak odasındaki dolaba girip oyuncak beyaz ayısı ile oynamak.
Yalnız bu duruma annesi cok kızıyormuş çünkü kocası yokken sevgilisini eve getiriyormuş.
Yine bir gün annesi sevgilisi ile dışarıda iş üzerindeyken çocuk dolapta beyaz ayısı ile oynuyormuş… Bu sırada kadının kocası gelmiş kapı çalınmış, kadın panik ile adamı dolaba sokmuş..
Bu sefer kocasıyla dışarda sevişmeye başlamışlar.
Bu sırada içerde çocuk ve adam karşı karşıya oturuyorlar.. bir süre sonra
* Amca,
* Efendim? * Benim bi beyaz ayım var..
* Eee.?
* Sen onu alıcaksın
* çocuğum ben koca adamım ne yapıyım ayıyı?
* yok yok alıcaksın.. * Almıcam ulan
* Alıcaksın, yoksa çıkar babama söylerim
* Peki peki sus… ne kadar ?
* $50
* Hadi lan .. ben $50 vermem ona
* Peki bende çıkar babama söylerim…
* peki peki … al şunu ..
aradan bi süre geçmiş..
* Amca
* ne var?
* ayımı geri ver..
* hadi lan ben ona $50 saydım..
* vericeksin, yoksa çıkar babama söylerim..
* peki lan velet al sus şunu..
biraz sonra
* Amca..
* ne var
* benim beyaz ayı varya…
* eee ..?
* sen onu geri alıcaksın $100
* Hmmppf !
Bu böyle sabaha kadar devam etmiş.. çocuk adamın cebindeki tüm parayı almış. Ertesi gün gitmiş… Paralarla kendisine bir bisiklet almış.. Eve dönmüş annesi bisikleti görmüş *bunu nerden buldun? demiş O da
*yerde para buldum onunla aldim demiş..
Annesi
*Olmaz çocuğum sen günah işlemişsin, git bisikleti geri ver, parayı geri al .. sonra o parayı kiliseye bağşsla.. gitmişkende parayy nasyl bulduğunu anlat ve günah çıkar demiş…
Çocuk istemeye istemeye gitmiş, bisikleti geri vermiş, parayı almış.. sonra parayı kiliseye bağışlamış ve günah çıkarma odasına girmiş…
Rahip kabinin diğer tarafından seslenmiş *Buyur çocuğum
* Rahip amca benim bi beyaz ayım var
Rahipten gelen cevap:
*Siktirrrrr gitt laaaaaaaaaaaaaaaaaaaaan..!!
Filed under: +16 Yazılar | Leave a Comment
Tags: aldatma, ayı, beyaz, beyaz ayı, cinsel ilişki, rahip